admin/ Şubat 2, 2022/ BLOG

Allah-u Teâlâ, bazı mekânları diğer mekânlara üstün yarattığı gibi, bazı zamanları da diğer zamanlara nazaran daha üstün yaratmıştır. Bu müstesna zaman dilimlerinden biri de, üç ayların başlangıcı olarak bilinen ve Kur’an-ı Kerim’de haram aylar içerisinde zikredilen Recep ayıdır. 

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah katında ayların sayısı, Allah’ın kitabında on iki aydır. Onlardan dördü (olan Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Receb) haram olan (hürmet gereken ay)lardır. İşte dosdoğru din (hesap) budur…” (Tevbe: 36)

Haram sözcüğü, “saygın, dokunulamaz” anlamına gelmektedir. Söz konusu dört ayın haram aylar olarak adlandırılması, bu aylarda savaşın haram kılınması, işlenen sevap veya günahlara başka zamanlarda yapılanlardan daha fazla mükâfat yahut ceza verilmesi, bu ayların farklı bir önem ve saygınlığa sahip olduğunu göstermektedir. 

Recep ayıyla ilgili; Hocamız, Gönül Dostumuz, Mürebbi’miz Mahmud Es’ad Coşan şu kıymetli bilgileri vermektedir: 

“Recep ayı başladığı zaman Peygamberimiz şöyle dua ederdi:

“Allah’ın Recep, Şaban’ı bize mübarek eyle. Bizi, Recep ve Şaban ayını güzel geçirmiş bir kul olarak Ramazan’a ulaştır…” (Ahmed bin Hanbel)

Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz (SAS.): 

“Recep muazzam, önemli, hürmetli ve büyük bir aydır. Allah-u Teâlâ Hazretleri, Recep ayında yapılan iyilikleri kat kat mükâfatlandırır.”PauseMuteLoaded: 100.00%Remaining Time -0:22Picture-in-PictureFullscreen

Recep ayında ilk düşüneceğimiz şey, tevbe etmektir. 

Yani Allah-u Teâlâ Hazretleri’ne hulûs-u kalb ile yönelip, tevbe-i nasuh ile tevbe edip, bundan sonra artık Allah’ın sevgili kulları zümresine girmeye, sevgili kulları gibi hareket etmeye çalışarak iyi bir çizgiye gelmek, iyi bir istikamette, muntazaman, sağlam bir şekilde yürümek gerekir…”

Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır:

“Recep, Allah-u Teâlâ’nın ayıdır. Recep ayına ikram edene, saygı gösterene, Allah da dünyada ve ahirette ikram eder.”

Allah dostları da, bu mübarek hadis-i şerifi kendilerine rehber edinmişler ve Recep ayıyla ilgili bazı hikmetli sözler söylemişlerdir.

Ebu Bekir el-Verrak (k.s.) şöyle demektedir: 

“Recep ayı ekini ekme, Şaban sulama, Ramazan ise hasat ayıdır.”  

Abdulkadir Geylani (k.s.) “seneyi bir ağaca benzeterek, Recep ayını onun yapraklanma, Şaban ayını meyve verme, Ramazan ayını ise meyvelerini toplama zamanı” olarak tarif etmiş ve sözlerine şöyle devam etmiştir:

“Hayatta olduğunuz müddetçe ömrü bir fırsat biliniz. Bir müddet sonra hayat kapısı kapanacak, bu dünyadan ayrılacaksınız. Gücünüz yettiği müddetçe gayret ediniz, hayırlı işler yapmayı ganimet biliniz. Tevbe kapısı açıkken veya elinizde bu fırsat varken, bunu fırsat biliniz. Dua etmeye imkânınız varken dua ediniz. Salih kimselerle beraber olmayı fırsat biliniz.” 

 Zünnun-u Mısrî (k.s.) ise şöyle der: 

“Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer. Recep cefayı terk ayıdır, Şaban amel ve vefa ayıdır, Ramazan ise sadakat ve safa ayıdır.” 

İçerisinde iki müstesna geceye, Regaib ve Mirac kandillerine ev sahipliği yapan Receb-i Şerif ayında, Peygamber Efendimizin mübarek sözlerine ve Hak dostlarının tavsiyelerine kulak vererek, tevbe ve istiğfârı bolca artırmak gerekir.

Allah-u Teâlâ tevbe kapısının daima açık olduğunu, Kur’an-ı Kerim’de şu ayet-i kerimeyle bildirmektedir:

“De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey nefislerine karşı (günah işleyip) aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah (şirk koşan ve inkâr edenler dışında, dilediği kimseler için) bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” (Zümer: 53) 

Haram aylardan biri olması hasebiyle Receb-i Şerif ayına, büyükler tarafından “azatlılar ayı” da denilmiştir. Bu ayda, oruç tutmanın fazîleti pek büyüktür. İmkânlar elverdiği kadar oruç tutmak, Receb-i Şerif’i ihya ve nice müjdelere nail olmak açısından önemlidir.

Bu rahmet mevsiminde, “(Resulüm!) De ki: “Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?” (Furkan: 77) ayetini de hatırlamamız, dua ve ibadetleri artırarak düzenli olarak sürdürmemiz de büyük önem arz etmektedir.

Receb-i Şerîf’in girişiyle birlikte kavuştuğumuz bu mübarek mevsim; sırasıyla, bu ayda bulunan Regaib ve Mirac geceleriyle, daha sonra Şaban-ı Şerif ayı ve bu ayda bulunan Berat gecesiyle ve Ramazan-ı Şerif ayıyla birlikte devam edip, bu ayda yer alan Kadir gecesiyle nihâyete erecektir.